Bilinç değişikliği tek bir hastalığın adı değildir. Kısa süreli bayılma, nöbet, düşük kan şekeri, kafa travması veya başka acil durumlar kişinin çevreye verdiği yanıtı bozabilir. İlk yardımcı tanı koymaya çalışmak yerine güvenliği sağlamalı, normal solunumu değerlendirmeli, kişinin kendine zarar vermesini önlemeli ve gerekli olduğunda 112 desteği istemelidir.
Bayılan kişiyi hemen ayağa kaldırmayın
Kısa süreli bayılmada kişi yere düşerek yaralanmış olabilir. Önce güvenli pozisyon, yanıt ve normal solunum değerlendirilir. Sıkı giysiler gevşetilebilir ve ortam havalandırılabilir; kişi hızla ayağa kaldırılıp yürütülmemelidir.
Bilinç geri gelmezse, yeniden bozulursa veya göğüs ağrısı, nefes darlığı, ciddi travma gibi ek bulgular varsa durum sıradan bayılma olarak görülmemeli ve acil yardım istenmelidir.
Nöbet sırasında ağza bir şey koymayın
Kasılma sırasında dili yutmayı önlemek için kaşık, parmak veya başka cisim sokmak doğru değildir ve diş, çene ya da yardımcı için yaralanmaya yol açabilir. Kişiyi zorla tutmak da kasılmayı durdurmaz.
Çevrede çarpabileceği sert eşyalar uzaklaştırılabilir, başı mümkünse yumuşak bir materyalle korunabilir ve nöbetin süresi izlenebilir. Kasılma bittikten sonra normal solunum kontrol edilir.
Nöbet sonrası dönem de önemlidir
Kişi nöbet sonrasında bir süre şaşkın, uykulu veya yönelim bozuk olabilir. Hemen ayağa kaldırmak yerine güvenli yerde dinlenmesine izin verilir ve solunumu takip edilir. Bilinci tam yerine gelene kadar yiyecek-içecek verilmemelidir.
İlk kez nöbet geçirilmesi, nöbetin uzaması, tekrarlaması, yaralanma, gebelik veya solunum sorunu gibi durumlarda acil tıbbi değerlendirme önemlidir.
Kafa travmasını gözden kaçırmayın
Trafik kazası veya düşme sonrası bilinç kaybı kısa sürse bile kafa travması açısından önem taşır. Tekrarlayan kusma, artan uyku hâli, şiddetli baş ağrısı, nöbet veya davranış değişikliği acil değerlendirme gerektirebilir.
Kişiyi yalnız bırakmamak, belirtilerde değişiklik olup olmadığını izlemek ve gereksiz hareket ettirmemek güvenli yaklaşımdır.
Sınav sorusunda “kendine getirme” tuzaklarına dikkat
Yüzüne tokat atmak, keskin koku koklatmak, ağzına su dökmek veya zorla yürütmek bilinç bozukluğunda doğru ilk yardım değildir. Doğru cevap genellikle güvenlik, solunum değerlendirmesi ve uygun yardım çağrısı etrafında kurulur.
Bilinçsiz fakat normal soluyan kişide hava yolunu koruma; normal solumayan kişide ise temel yaşam desteği önceliği bulunur. Bu ayrım birçok sorunun anahtarıdır.
Bilinç değişikliğinde olayın süresini ve değişimini kaydedin
Sağlık ekibi için “bir ara bayıldı” ifadesinden daha yararlı bilgi, olayın yaklaşık ne zaman başladığı, kişinin ne kadar süre yanıtsız kaldığı ve sonrasında nasıl davrandığıdır. Nöbet görülüyorsa başlangıç-bitiş zamanını gözlemek, hareketlerin tek taraflı olup olmadığını veya travma yaşanıp yaşanmadığını hatırlamak değerlendirmeye katkı sağlar.
Bilinç düzeyi zaman içinde kötüleşiyorsa bu değişim önemlidir. Başta konuşan bir kişinin giderek uyuklaması veya sorulara anlamsız yanıt vermesi acil durumun ilerlediğini gösterebilir ve 112’ye yeniden bildirilmelidir.
Kişinin üzerinde diyabet, epilepsi veya başka hastalıkla ilgili tıbbi bileklik/kart bulunması bilgi sağlayabilir; ancak ilk yardım kararını yalnız bu etikete bağlamayın. Öncelik her zaman mevcut bilinç ve normal solunum durumudur.
Ek çalışma notu
Bilinç bozukluğu olan kişide çevrede ilaç kutusu, düşme izi veya araç içi travma bulgusu görülmesi olası nedeni düşündürebilir; fakat ilk yardımcı bu ipuçlarıyla kesin tanı koymamalıdır. Neden ne olursa olsun hava yolu ve normal solunum değerlendirmesi değişmez. Kişinin durumunu düzenli aralıklarla yeniden kontrol etmek, ilk değerlendirmeden sonra gelişen kötüleşmeyi erken fark etmeye yardım eder.
Bilinç değişikliğinde amaç kişiyi zorla “uyandırmak” değil, yaşamı tehdit eden durumu erken fark etmektir. Güvenliği sağlayın, normal solunumu kontrol edin, nöbet sırasında yaralanmayı önleyin ve bilinç düzelmiyorsa veya ciddi bulgu varsa 112’den yardım isteyin.
Resmî kaynaklar
Bu sayfa sınava hazırlık amacıyla hazırlanmıştır. Başvuru, sınav tarihi, mevzuat veya sağlıkla ilgili güncel ve bağlayıcı bilgi gerektiğinde ilgili resmî kurumun güncel yayını esas alınmalıdır.